''Bir zamanlar İstanbulda bir koyda bahçe içinde bir Fener vardı. 100 yıl boyunca durduğu yerden tarihe tanıklık etti , ışık saçtı... Fenerbahçe işte bu ışıktan doğdu.''
Sene başında , Ağustos ayı... Transferler yapılmış , belki son
olarak alınacak bir futbolcu var yada yok. Hazırlıklar tamam. Kombineler
çekmecede , yeni sezon formaları dolapta , atkı duvarda asılı . Geriye
tek bir şey kalıyor...
Fikstür çekimi heyecanla beklenir. Kura çekildikten sonra ;
''-Kaçıncı haftaymış lan duydun mu ?''
''-31 dediler galiba ?''
''-Allah ! Bahara denk geliyor , yaşadık vallahi''
Taa ilk haftadan 31.hafta beklenir. 3 ay önceden o güne planlar yapılır.
Kaçta geçilecek caddeye , Nazlı'da meşaleler , stada erken mi girsek ?
hepsi konuşulur. Gün sayılır , iple çekilir. Sadece o gün beklenir. Tüm
itiraz o gün yapılır , hesap o gün görülür. Bizim için beklenen bir gün vardır , her sene. Şenlik olur Kadıköy'de,düğün,dernek,eğlence.
Şimdi yine o büyük gün geldi çattı. 17 Marta az kaldı. Kimisi rüya , kimisi kabus görmeye başladı.
Hasan'dan acı itiraflar.
Zavallı Mondi :(
Okan Buruk
Suat Kaya : 6-0dan sonra iki gün eve gidemedik , teknede yattık.
Serhat ve Gökmen diyaloğu : ''Sonuçta Fenerbahçe maçları her zaman Galatasaray için kabus olmuştur''
Türkiye uygulanacak yeni ceza yöntemiyle Eylül
ayında Fenerbahçe – Manisaspor maçında tanıştı. Adı her ne kadar ceza olsada bu eylemin , söz
konusu Fenerbahçe olduğundan mütevellit ödüle dönüştü. Açıkçası işin bu
noktalara geleceğini kimse tahmin etmemişti. Fenerbahçeliler bile. Hani en son
Fenerbahçe şaşırtır diyorduk ya , bu sefer bizlerde şaşırmıştık. Fenerbahçe
taraftar forumlarında anketlerde beklenen rakam 5 ila 10 bin arasındaydı. Ama
tahminlerin çok dışında bir maç oldu.
Maç sonunda Fenerbahçe milyonlarca dolar harcasada yapamayacağı reklamı
yaptı. Yurt genelinde değil dünya çapında yaptı hemde , en güzel şekilde. CNN
International’a bağlanan Asbaşkan Ali Koç’la konuşan spiker dakikalarca öve öve
bitiremedi Fenerbahçe’nin dişi kanaryalarını. Japonya’dan , Çin’e , Kanada’ya ,
Avrupa basınından , Arap ülkelerine her yerde ana haberlere çıktık. Dünya böyle
bir görüntüyü ilk defa görüyordu. 42.000 kadın ve çocuk futbol maçında...
İşte Şükrü Saraçoğlu’nda yaşanan atmosferin dış basındaki yansıması; BBC: Fenerbahçe sadece kadın ve çocuklara izin verdi. La Gazzetta Dello Sport: Kadınların, futbol zaferi. Fenerbahçe-Manisaspor maçı sadece kadınlara özel. Bild: Fenerbahçe erkekler olmadan 41 bin kadın ve çocuğa oynadı. Record: Hangi fotoğraf daha güzel? Kadınların tribünde oluşturduğu görüntü muhteşem Globo Esporte: Dünyanın en güzel cezası Saraçoğlu Stadında yaşandı. Chronofoot: Türkiye Futbol Federasyonu, dünya futboluna örnek olacak bir karar verdi. AP: Tribünler kadınlara kaldı.
''Farketmez''
Aradan 5 ay geçti. Fenerbahçe
yine ‘’cezalı’’. Bu sefer Sivasspor maçında. Sarı meleklerin ikinci maçı bu.
Arada diğer İstanbul takımlarından bir tanesi iç saha maçını cezalı olarak
oynadı ve sadece 3.150 biletli kadın taraftar çekti stadyuma. Ve beklediği
rakamları göremeyenler bu kez yine Fenerbahçe taraftarına sallamaktan geri
durmadı. - ‘’ Eeee Eylül ayında güzel havada 42.000
kişi gider tabi. Hava soğuktu o yüzden 39.000 eksik kaldık ne var bunda ? ‘’
39 bin lan ?!?! 3 bin , 5 bin olsa diyeceğim eyvallah. Kıyaslamaya bak.
Hadi o Eylüldü tamam , bu maç
Şubat ayında ? Görüntü yine aynı ?
Dişi Kanaryalar yine tarih yazdı . Bu
sefer üstüne koyarak geldiler. Daha örgütlüydüler. Koreografi bile yaptılar kartonlarla.
''Direneceğiz ! ''
’ Fenerbahçe büyüklüğü başka bir büyüklüktür, adı
konamaz.’ derken İslam Çupi tam olarak bundan bahsediyordu işte. Lidermiş ,
değilmiş , başkanı tutukluymuş , başarılıymış , başarısızmış bakmadan maça
koşan yaklaşık 40bin kadın. Stadın her yeri dolu. İnce sesten tezahuratlar. Alkış ,
kıyamet.
Geçen maçta Fenerbahçe kazanamamış son
dakikada buz gibi golümüz saçma sapan bir ofsayt gerekçesiyle sayılmamış 42bin
kadının gördüğünü bir hakem görememişti. Bir de kadınlar ofsaytı bilmez derler.
Neticede 3 puanımız gasp edilmiş , sahadan bir puanla ayrılmıştık.
Bu sefer Kadıköy’e koşan
onbinler hayal kırıklığı yaşamadı neyseki, evlerine sevinçli döndüler. Fenerbahçe Sivas'ı 4-2yle geçti. Bu
tablonun olmuşmasında en büyük pay sahiplerinden biri kuşkusuz Aziz
Yıldırım’dır. Gerek modern stadların yapımlarını başlatarak , numaralı koltuk
sistemini oturtarak gerekse stadlarda konforu zirveye çıkararak , güvenliği
artırarak. İçeriden bu maçıda Manisaspor maçı gibi gururla izlediğine eminim.
Sizce M.A.A , Arıboğan , Aysal , Savcı Berk ve niceleri aralarında ne konuşmuştur
maç esnasında ? O kadar çabalarına rağmen , karalama kampanyalarına rağmen ,
-‘’ Yağmur , çamur , eylül ,
şubat dinlemiyor Fenerbahçe’nin bayanları geliyorlar efendim , durduramıyoruz.’’
Demişler midir ?